
Hikâye
Osmanlı döneminde bir yeniçeri, bir kahvehaneye girer. Kahveci, maddi durumu iyi olmayan bu askerden para almadan ona bir fincan kahve ikram eder. Aradan 40 yıl geçer.
Yıllar sonra aynı yeniçeri, artık yüksek rütbeli bir komutandır. Bir olay sırasında karşısına bir adam getirilir; bu kişi o eski kahvecidir. Suçlu olduğu düşünülür ve ceza alması gündemdedir. Yeniçeri, adamın kim olduğunu öğrenince 40 yıl önce içtiği o kahveyi hatırlar.
Ve şöyle der:
“Bu adam bana vaktiyle bir fincan kahve ikram etmişti.
Onun 40 yıl hatırı vardır.”
Adam affedilir.
Anlamı
Bu söz:
Küçük bir iyiliğin bile asla unutulmaması gerektiğini
İkramın maddi değil, manevi bir değer taşıdığını
Vefanın ve hatır bilmenin Türk kültüründe çok önemli olduğunu vurgular.
“40 yıl” ifadesi gerçek bir süre değil, uzun ve unutulmaz bir hatırı simgeler.